Akdamar Adası, Van

Doğu Anadolu’nun Mutlaka Görülmesi Gereken Yerleri

Kategori: Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye | 1

Nemrut Krater Gölü, Bitlis

Nemrut Krater Gölü
Nemrut Krater Gölü

Bitlis’in doğal güzelliklerinden biri hiç şüphesiz Nemrut Dağında bulunan Nemrut Krater Gölüdür. Nemrut Gölü dünyanın ikinci, Türkiye’nin ise en büyük krater gölüdür. Bitlis’e 26 km uzaklıkta olan Nemrut Gölü, Tatvan’a ise 15 km uzaklıktadır. Doğa güzelliği, mavi ve yeşilin uyumu ile hayranlık uyandıran Nemrut Gölüne ulaşmak bu doğal güzelliği yakından seyretmek için Bitlis’in Tatvan ilçesine gitmeniz gerekiyor. Van Gölünün kıyısında bulunan Tatvan’a Bitlis merkezde kalkan arabalar ile ulaşabilirsiniz. Ulaşımı uçakla yapacak olanlar ilk olarak Van Hava alanına buradan da Tatvan’a feribot seferleri ile gelebilirler. Bunun dışında demir yolu veya otobüs seferleri de tercih edilebilir. Buradan Nemrut Dağına; Tatvan’ın muhteşem güzelliği ve Van gölünün ihtişamlı görüntüsü eşliğinde ulaşacaksınız. Kendi aracınız ya da özel turlar ile de ulaşabilirsiniz. Doğa güzelliği ile büyülemeye hazır Nemrut Gölü Nemrut Dağında volkanik patlama sonucunda oluşmuştur. Nemrut Dağının zirvesinde biri sıcak biri de soğuk olmak üzere iki tane krater göl bulunmaktadır. Volkanik faaliyetler sonucu oluşan soğuk ve sıcak gölün bir arada buluşması doğanın tüm güzelliğini gözler önüne seriyor. Sıcak gölde kaplıca tadında vakit geçirebilir ve yüzebilirsiniz.

Nemrut Krater Gölü Adaları
Nemrut Krater Gölü Adaları

Kar ve kaynak suları ile beslenen Nemrut krater gölünün suyu tatlıdır. Normal içme suyu lezzetinde plan bu göl canlıların yaşaması için uygundur. Yöre halkı tarafından Nemrut gölüne bırakılan aynalı sazan balığı kısa sürede çoğalmış ve bölgede balıkçılık faaliyetlerin yapılmasına sebep olmuştur. Burada olta ile balık tutmanın zevkini yaşayabilirsiniz. Ayrıca tatlı suya sahip Nemrut Gölünde yetişen sazan balığının tadına bakabilirsiniz. Nemrut Krater Gölünün çevresi ilkbahar ve yaz aylarında tabiat harikasına dönüşüyor. İlkbahar ve yazın doğanın muhteşem yeşil ve çiçekli örtüsüne bürünen çevresi ve gölün mavi güzelliği görülmeye değer. Rengarenk çiçeklerin açtığı ve yeşilliğin bol olduğu bu bölgede harika doğa fotoğrafları çekebilirsiniz. Nemrut Dağının zirvesinde bulunan bu yerde eşsiz manzaralara şahit olacaksınız. Sürekli ziyaretçi akımına uğrayan Nemrut Krater Gölü doğaseverlerin gözde yerlerindedir. Temiz bir havaya sahip bu yerde doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Çevresinde bulunan çeşitli kuşların sesleri adeta doğa musikisi oluşturuyor. Bu doğa musikisinin eşliğinde rengarenk çeşitli çiçekler arsında yürümenin doğanın tadını çıkarmanın keyfine varmalısınız. Piknik alanlarının bulunduğu bu mekanda sevdiklerinizle keyif verici piknik yapmanız mümkün. Ayrıca bu alanda kamp grup geceyi geçirebilirsiniz. Eğer geceyi burada geçirecekseniz doğa harikası olan bu yerde gün batımını ve güneşin doğuşunu kaçırmamalısınız. Harika gün batımı ve gün doğumu fotoğrafları çekebilirsiniz. Nemrut Gölünün çevresinde ilkbahar ve yaz aylarında konserler, yüzme yarışları, yelken gösterileri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Hem doğanın keyfini çıkarmak hem de farklı ilgi alanlarına hitap eden bu etkinliklere katılmak istiyorsanız mart ve eylül ayları arasında burada bulunmalısınız. Güzelliği sadece yaz ayları ile sınırlı olmayan Nemrut Krater Gölü kış aylarında ise karın yağmasıyla ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Kışın gölün bulunduğu Nemrut Dağında kayak yapabilirsiniz. Yaz kış ayrı güzelliğe sahip bu gölü muhakkak ziyaret etmelisiniz.

Yüzen Ada, Bingöl

Yüzen Ada, Bingöl
Yüzen Ada, Bingöl

Bu ada Bingöl ilimizin Solhan ilçesinde bulunur. kara ile bağlantısı olmadığı halde su yüzeyinde bulunan adalardır. Türkiye’de bilinen veya keşfedilen 22 yüzen ada vardır. Bunlarda 3 tanesi Solhan ilçemize bağlı Hazarşah Köyüne bağlı Aksakal Mezraasında bulunur. Bingöl – Solhan Kara yolunun 4,5 km uzaklıktadır. Bu adaları orada yaşayan halk tarafında keşfedilmiştir. Bu adalar görüntüsü ve gizemli oluşları ile insanı adeta büyülemektedir. buraya yolunuz düşerse mutlaka uğramalısınız. Bu bölgeye biraz yatırım yapılırsa yerli ve yabancı birçok turist geleceğinden hiç şüphemiz yoktur.

İshak Paşa Sarayı, Ağrı

Ishak Paşa Sarayı
Ishak Paşa Sarayı

Saray Ağrı ilimizin Doğubayazıt ilçesinde bulunur. Yapı Çolak Abdi Paşa tarafında inşa edilmiştir. Bu yapı İshak Paşa Küliyesi olarak da bilinir. İlçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Saray Osmanlı devletinin 18. Yüzyılda önemli eseridir. 116 odalı bu sarayda; türbe,cami,iç ve dış avlular, divan, harem salonları ve zindanlarda oluşur. Kürt yazar olarak bildiğimiz Ahmet Hani’de burada katiplik yapmıştır. Buraya uğradığınızda müze kartınız varsa bedava yoksa 5 tl karşılığında girip gezebilirsiniz.

Ahlat Mezar Taşları, Bitlis

Ahlat Mezar Taşları, Bitlis
Ahlat Mezar Taşları, Bitlis

Bitlis’in ilçesi olan Ahlat; Van Gölünün kıyısında yer almaktadır. Uzun yıllar boyunca Selçuklu Devletine ev sahipliği yapmış Ahlat’ ta Selçuklu Döneminin taş işçiliği ve inanışını en güzel şeklinde yansıtan mezar taşları adeta görünümü ile Orhun Kitabelerini andırıyor. Selçuklu döneminden kalma Selçuklu mezar taşları Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunmaktadır. Çeşitli yerlerde bulunan Selçuklu mezar taşları Ahlat ilçesinin merkezinde ve mahallerinde yer almaktadır. Bundan dolayı ulaşın problemi yoktur. Bitlis merkezde kalkan Ahlat arabaları ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz ya da özel aracınız ve gezi grupları ile de gidebilirsiniz. Türk- İslam mimarisinin en güzel örneği olan Ahlat Selçuklu Mezarlığı içerisinde bulunan mezar taşları yaklaşık bin civarındadır. Ayrıca önemli şahsiyetlere ait olan 118 adet anıtsal mezar bulunmaktadır. Adeta tarihi bir açık hava sergisini andıran bu mezarlıkta Selçuklu dönemine ait birçok mimari ve tarihi gerçekliğe ulaşmak mümkün. Sıradan mezar taşlarından farklı olan bu tarihi mezarlar heybetli görüntüleri, taş işlemeciliği ve farklı yapıda şekilleri ile büyük bir güzellik arz ediyor. Mezar taşlarında çeşitli geometrik ve bitkisel motifler bulunmaktadır. Selçuklu mimari yapılarına özgü olan mihraplar ve çeşitli şekilde motifler bu mezarlarda çok sık bulunmaktadır.

Ahlat Mezar Taşları, Bitlis
Ahlat Mezar Taşları, Bitlis

Bir milletin inancını yaşam biçimini hiç şüphesiz mezarları en güzel şekilde yansıtır. Mesela; eski Türk inancına göre ölen kişi tekrar dirileceğine inanıldığı için değerli olan eşyaları ile birlikte gömülürdü. Yüz yıllar sonrasına ait bu bilgiyi günümüze kadar taşıyan mezarlar olmuştur. Birçok medeniyette insana verilen değer aynı şekilde ölünce de gösterilmek için çeşitli özelliklere sahip mezarlar yapılmıştır. Yapılan bu mezar taşlarından ölen kişinin bayan mı erkek mi, zengin mi fakir mi olduğunu sosyal konumunu, dine bakışını, dini seviyesini öğrenmek mümkün. Osmanlı ve Selçuklu Devletinde kullanılan motifler farklı anlamlar taşımaktadır. Osmanlı Devleti’ne ait bir mezar taşının üzerinde bulunan dalından kırılmış gül motifi dikkatimi çekmişti. Daha sonra yaptığım araştırma sonucunda bekar olarak ölen bayanı temsil ettiğini öğrendim. Bekar olarak ölen bayanın dalından kırılmış bir güle benzetilmesi ve mezarında bu durumun bu kadar incelikle anlatılması beni çok etkilemişti. Ahlat Selçuklu mezar taşları da bu özellikte yapılmıştır.  Ahlat Selçuklu Mezarında dolaştığınızda bazen kısa bazen de çok yüksek boy da mezar taşları göreceksiniz. Bunun sebebi ölen kişinin sosyal konumuna göre mezar taşları boylarının yapılmasıdır. Toplumda tanınan kişilerin mezar taşları daha yüksek iken sosyal konumu daha aşağıda bulunan birinin mezar taşı daha kısa boydadır. Selçuklu Mezar Taşlarının üzerinde bulunan kitabeler taş işçiliği ile görsel bir güzellik oluşturması dışında yer aldığı bilgiler ile tarihe ışık tutmaktadır. Bu kitabeler üzerinde Kur’an-ı Kerim’den ölüm ve ahiret ile ilgili ayetler, Hadisi Şerifler, dua ve hikmetli sözler bulunmaktadır. Bu ayet, hadis, dua ve hikmetli sözler dışında genelde Farsça yazılan ölen kişinin kim olduğu, unvanı, dini ilimlerdeki seviyesi ve ona özel kişisel özellikleri bulunmaktadır. Ayrıca ölen kişinin övülmeye değer yönlerinin ele alındığı övgü dolu sözler de bulunmaktadır. Mezar taşlarında bulunan bu kitabelerde kitabeyi yazan kişinin ve motifleri çizen hattatın ismi ve imzası da bulunmaktadır. Köklü bir geçmişe sahip ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Ahlat ilçesi içeresinde barındırdığı bu tarihi ve mimari özelliklere sahip Selçuklu Mezarlığı ile ün kazanmıştır. Bitlis’e giderseniz sizi zamanda yolculuğa çıkaracak ve dünyanın faniliğini hatırlatacak Ahlat’ta bulunan mezar taşlarını ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz.

Muradiye Şelalesi, Van

Muradiye Şelalesi, Van
Muradiye Şelalesi, Van

Van’ da gezilecek yerler içerisinde şüphesiz Muradiye Şelalesi olmazsa olmazlardandır. Van merkezine bağlı Muradiye ilçesinde bulunan Muradiye Şelalesi il merkezine 80 km uzaklıktadır. Yılın her mevsimi yerli ve yabancı turistlerin akımına uğrayan Muradiye Şelalesine ulaşımı kendi aracınız ve otobüs ile yapmanız mümkün. Muradiye Şelalesine; Van merkez Akköprü mahallesinde bulunan ilçe terminalinde kalkan Muradiye arabaları ( 8 tl ) ile bir saatte gidebilirsiniz. Yeni yolda kalkan otobüsler ( 8 tl ) ile gitmeniz de mümkün. Ayrıca kendi aracınızla da rahatlıkla gidebilirsiniz. Van dan Erciş ilçesine doğru giderken yaklaşık 60 km’den sonra sağda Muradiye Şelalesi tabelasından dönerek 20 km ileride olan Muradiye Şelalesine ulaşabilirsiniz. Muradiye Şelalesi Nasıl Gidilir Muradiye Şelalesi Nasıl Gidilir Muradiye Şelalesine varmadan Bendi Mahi çayından gelen ve küçük şelaleyi andıran dağların arasında akan sular ile harika bir yolculuk yapacaksınız. Şelaleye ulaştığınız da serin havası ve adeta eşsiz bir besteyi andıran su sesi ile huzuru bulacaksınız. Yılın her mevsimi ayrı bir güzelliğe bürünen Muradiye Şelalesinde suyun üzerine kurulan asma tahta köprüden geçerken muhteşem görüntüsü ve kalabalık olmasından dolayı sallanan köprünün heyecanı sizi saracaktır. Bu köprüden geçerken şelaleyi manzaralı, güzel anıların olacağı eşsiz fotoğraflar çekebilirsiniz. Şelalenin kuvvetli akılından dolayı oluşan ihtişamlı görüntüsü kendine hayran bırakacaktır. Sadece şelale görüntüsü ile değil yaz ve bahar aylarında etrafında bulunan tabiat harikası çiçekli, yeşil çevresi ile büyülemeye hazır bir mekân. Çevresinde bulunan yeşil ağaçlar ve üzerinde bulunan kuşların cıvıltısı doğanın tüm güzelliğini gözler önüne seriyor. Hem şelalenin suyunun sesi ve serinliği hem de eşsiz görüntüsü ile özlediğiniz doğal güzellikleri yaşatacaktır. Kış aylarında ise donan şelale suları harika bir görüntü oluşturuyor. Ayrıca şelalenin yanında bulunan küçük dereleri andıran su birikintileri küçük göletler oluşturuyor. Bu göletler kış aylarında donduğunda adeta bir buz pistini andırıyor.

Muradiye Şelalesi, Van
Muradiye Şelalesi, Van

Şelalenin ikiye böldüğü piknik alanının her iki tarafı da ayrı bir güzelliğe sahip. Köprüden karşıya geçtiğiniz de şelale manzaralı halk tarafından yoğun ilgi gören piknik alanlarını göreceksiniz. Piknik alanında mangal ve semaver ile ailenizle piknik yapabilirsiniz. Kuşların cıvıltısı, suyun ahengi ve papatya kokusu içinde muhteşem bir piknik yapmanız mümkün. Muradiye Şelalesinde market ve lokanta bulunmaktadır. Burada şelale manzarası eşliğinde tava kavurma yiyebilirsiniz. Şelaleden gelen su sesinin oluşturduğu musiki eşliğinde çay içmenin keyfine varmalısınız. Muradiye Şelalesi Muradiye Şelalesi Muradiye Şelalesinde dönerken muhteşem görüntüye sahip şeytan köprüsünü de görmenizi tavsiye ederim. Muradiye Şelalesinin 1 km aşağısında bulunan şeytan köprüsü Bend-i Mahi Çayı’nın üzerine kurulu tarihi bir köprüdür. Bu köprü çayın üzerinden çevre köylere geçmeyi sağlamaktadır. Çok dar bir mimari yapıya sahip olan bu köprü bu yapısından ve uçurumun köprüsünde bulunmasından dolayı şeytan köprüsü olarak alınır. Halk arasında anlatılanlara göre düğün konvoyu karşı köye geçmek isterken köprünün aşağısında bulunan uçuruma düşüp öldüğü için Şeytan Köprüsü ismini almıştır. Köprüyü gördüğünüzde dar yapısı ve altında delice akan suyun heybetli görüntüsü köprünün Şeytan Köprüsü olarak adlandırılmasının sebebini anlayacaksınız. Andralin dolu anlar yaşamayı seviyorsanız köprüden geçip fotoğraf çekebilirsiniz. Muhteşem görüntülere şahitlik yapacağınız ve keyifli zamanlar geçireceğiniz Muradiye Şelalesini ve Şeytan Köprüsünü görmeniz tavsiye ederiz. Ayrıca Türkiye’nin En Güzel Şelaleleri yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Akdamar Adası, Van

Akdamar Adası, Van
Akdamar Adası, Van

Van’a gidildiğinde uğranması gereken yerlerin başında Akdamar Adası gelir. Van Gölünün içinde yer alan ikinci büyük ada olan Akdamar Adası; Van’ın Gevaş ilçesine yakın bulunmaktadır. Akdamar Adasında binlerce yıllık geçmişe sahip Ermenilerden kalma Akdamar Kilisesi bulunmaktadır. Akdamar Adasının ismini var eden ve halk arasında sürekli anlatılan hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Eski zamanlarda Akdamar adasında yaşayan bir Ermeni ailesi varmış. Akdamar Kilisesinin Ermeni baş keşişin dünyalar güzeli Tamara adında bir kızı varmış. Adaya yakın bir köyde çobanlık yapan bir genç Tamara’yı görür ve büyüleyici güzelliğine âşık olur. Tamara ile buluşmak için genç çoban uzun mesafeye rağmen sevdiği için her gece yüzerek adaya gelir. Tamara ise fener ile sevdiğine bulunduğu yeri gösterir. Bir müddet böyle gizlice buluşurlar. Tamara’nın babası bunu öğrenince ikisini ayırmaya çalışır. Başarılı olamayınca fırtınalı bir gecede Tamara’yı kiliseye kilitler ve eline fener alıp adanın kıyısına iner sürekli fener ile farklı yerleri göstererek gencin yanlış tarafa yüzmesine sebep olur. Fırtınalı gölde sürekli yanlış tarafa yüzen genç yorgun düşer ve boğulmak üzere iken yanan yürek acısıyla “AH TAMARA” diye bağırır. Bu buruk haykırışı duyan Tamara sevdiğinin öldüğünü görünce sevdiğine kavuşmak ümidi ile kendini gölün serin sularına bırakır. O günden sonra ada Ah Tamara! ismi ile anılmaya başlanır. Zamanla Ah Tamara, Akdamar ismine dönüşür. Akdamar Adası olarak anılmaya başlanır. Bu hikayenin her ne kadar tarihi gerçeklerle ilgisi olmasa da; Akdamar Adasının doğa ve tarih ile buluşan büyülü ortamında bu efsaneyi anımsayıp buruk bir ” Ah Tamara” nidasını duyar gibi olursunuz.

Akdamar Adası, Van
Akdamar Adası, Van

Van da bulunan Akdamar Adasına ziyaretlerin çok fazla olması ulaşımı kolaylaştırmıştır. Van’ a ilk kez geliyorsanız muhakkak ziyaret edeceğiniz yerlerin başında Akdamar Adası olmalı. Nasıl giderim diye endişe etmenize hiç gerek yok. Akdamar Adasına ulaşım artık daha kolay ve ekonomik. Eğer gezinizi hafta sonu yapacaksanız Marina dan kalkan deniz otobüsleri ile daha konforlu bir şekilde gidebilirsiniz. Maraş caddesinde Edremit dolmuşlarına (2 TL) ya da otobüslerine (1.5 TL ) binip Marinada iniyorsunuz. Deniz otobüsü ile gidiş- dönüş 10 TL ye yaklaşık yarım saatte adaya gidebilirsiniz. Akdamar Adası Nerede Akdamar Adası Nerede Tekne ile Van Gölünün tadını çıkararak gitmek istiyorum diyorsanız bunun da yolu var. Van Merkez de ilçe terminalinde Gevaş dolmuşlarına (8 TL) ya da Beşyol da Hz Ömer Camiinin karşısında Gevaş otobüslerine (4 TL ) binip Akdamar iskelesinde iniyorsunuz. Tekne ile gidiş- dönüş 10 TL’ye Van Gölünün tadını çıkararak yaklaşık 20 dakikada adada olursunuz. Adaya girişler müze kartı olanlara ücretsiz, müze kartsız ise 10 liradır. Ada her mevsimde ayrı bir güzelliğe sahip fakat ilkbaharda badem ağaçlarının çiçek açması ile ada muhteşem bir görünüme sahip olur. Adada badem ağaçları arasında yürürken tavşanları da çok sık göreceksiniz. Tarihi Akdamar Kilisesi, tarihi heykel ve yapıtlar adanın başka güzelliğini size hissettirecektir. Ağaçlar arasında bulunan ihtişamlı görünüme sahip Kilise adaya ayrı bir güzellik katmaktadır. Bu tarihi Akdamar Kilisenin içini ve etrafını gezerken kendinizi tarihe yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz.

Nemrut Dağı Milli Parkı, Adıyaman

Nemrut Dağı
Nemrut Dağı

Adıyaman ilinin Kahta ilçesinde bulunur. İl merkezine yaklaşık 100 km uzaklıktadır. Nemrut Dağı Dünyanın 8. Harikası olarak bilinir. Bu dünya harikasını mutlaka görmeye gelmelisiniz. Gelirken rahat kıyafet giyin. Özellikle ayakkabılarınız rahat olsun. Akşamüstü gidecekseniz yanınıza mutlaka kalın bir kıyafet de alınız. İlçeden buraya Nemrut Dağı turlar yapılıyor. Bu turlara Katılabilirsiniz. Nemrut Milli Parkı ücretli olup Ücreti de 13 tl’dir. Öğrenci iseniz ayrı bir indirim vardır. Nemrut Dağına çıkmak her baba yiğidin harcı da değildir. Uzun ve engebeli bir süreç sizi bekliyordur. Eğer yaşlı, kalp probleminiz varsa veya engeli kardeşlerimiz varsa hiç sıkıntı etmeyin burada ücret karşılığında binek hayvanlarla gidilebiliyor. Parka çıktığınızda birçok heykel ve kalıntı ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu heykellerden bir iki tanesinden bahsedelim. Aslan Heykeli: Güç sembolüdür. Kartal Heykeli: Her yerde gözü var anlamındadır. Bunun gibi birçok heykel ve kalıntı görmek mümkündür.

Nemrut Dağı
Nemrut Dağı

Nemrut Dağında güneşin doğuşu ve batışını seyretmek çok ayrı bir duygudur. Nemrut dağında inince orada bir cafe bulunur. Üşüyenler yada yorulanlar olursa gelip burada oturup çay içilebiliyor. Ayrıca burada hediyelik eşyaların satıldığı bir dükkan bulunuyor. Bu dükkanda Çok güzel küçük heykeller bulunur. Gelirken hediyelik olarak bunları getirebilirsiniz. Ayrıca burada konaklama yerleri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir